5 Mart 2013 Salı

GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI

193 sayılı GVK’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelirler “gayrimenkul sermaye iradı” olarak ifade edilmektedir.   
Gayrimenkul sermaye iradının mükellefi, kira gelirine konu mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri ile kiralanmış bir mal veya hakkın kiraya verilmesi durumunda kiracılarıdır.
Kira gelirinde gelirin elde edilmesi, tahsil esasına bağlanmıştır.Tahsil esasına göre kira gelirinin vergilendirilmesi için nakden veya ayni olarak tahsil edilmiş olması gerekmektedir.
Kira gelirinin vergilendirilmesinde, elde edilen gelirin safi tutarı iki farklı şekilde tespit edilebilmektedir.
a)     Götürü Gider Yöntemi (Hakları kiraya verenler hariç)
b)     Gerçek Gider Yöntemi
Götürü veya gerçek gider yönteminin seçimi, taşınmaz malların tümü için yapılır. Bunlardan bir kısmı için gerçek gider, diğer kısmı için götürü gider yöntemi seçilemez. Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine dönemezler.
1) Götürü Gider Yönteminde Gider İndirimi:
Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, kira gelirlerinden istisna tutarını düştükten sonra kalan tutarın % 25’i oranındaki götürü gideri gerçek giderlere karşılık olmak üzere indirebilirler. Hakları kiraya verenler, götürü gider yöntemini uygulayamazlar. (Örnek olarak, işyeri kira geliri ile birlikte hak kira geliri de elde eden mükellefler, verecekleri gelir vergisi beyannamelerinde hak kira geliri yer aldığından dolayı gerçek gider yöntemini seçmek zorundadırlar.)
2) Gerçek Gider Yönteminde İndirilecek Giderler:
Gerçek gider yönteminin seçilmesi durumunda, brüt kira geliri tutarından aşağıdaki giderlerin gerçek tutarları indirilebilir.
a)     Kiraya veren tarafından kiraya verilen gayrimenkul için ödenen aydınlatma, ısıtma, su ve asansör giderleri,
b)     Kiraya verilen malların idaresi için yapılan ve gayrimenkulün önemi ile orantılı olan idare giderleri,
c)     Kiraya verilen mal ve haklara ait sigorta giderleri,
d)     Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara harcanan borçların faiz giderleri,
e)     Konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren 5 yıl süre ile iktisap bedelinin % 5’i (İktisap bedelinin % 5’i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hasılata uygulanacak, indirilmeyen kısım gider fazlalığı sayılmayacaktır. 2008 yılından önce iktisap edilen konutlar için indirimden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.)
İktisap bedelinin % 5’i tutarındaki bu indirim, sadece konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkul için uygulanacaktır. İşyeri olarak kiraya verilen gayrimenkuller % 5’lik gider  indiriminden yararlanamayacaktır.
f)      Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen vergi, resim, harç ve şerefiyelerle kiraya veren tarafından belediyelere ödenen harcamalara katılma payları
g)     Amortismanlar,
h)     Kiraya veren tarafından kiraya verilen gayrimenkul için yapılan onarım giderleri ile bakım ve idame giderleri,
i)       Kira ile tuttukları mal ve hakları kiraya verenlerin ödedikleri kiralar ve diğer gerçek giderler,
j)      Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile oturdukları konut veya lojmanların kira bedeli, (İndirilmeyen kısım gider fazlalığı sayılmayacaktır.)
Türkiye’de yerleşik olmayan mükelleflerin (Çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla bir süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları dahil), yabancı ülkelerde ödedikleri kira bedelleri Türkiye’de elde edilen kira gelirinden gider olarak indirim konusu yapılamaz.
k)    Kiraya verilen mal ve haklarla ilgili olarak sözleşmeye, kanuna veya ilama istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar.
Gerçek gider yöntemini seçen mükelleflerin, yaptıkları giderlerle ilgili belgeleri ilgili bulundukları yılı takip eden yıldan başlayarak 5 yıl süresince saklamaları ve vergi dairesince istendiğinde ibraz etmeleri gerekmektedir.
Beyannamenin Verilme Zamanı ve Yeri :
Mükelleflerin, 1 Ocak 2012 – 31 Aralık 2012 dönemine ait beyana tabi gayrimenkul sermaye iradı gelirleri için 2013 yılının MART ayının 1. gününden 25. günü akşamına kadar beyannamelerini vermeleri gerekmektedir.
Beyanname verme süresinin son gününün resmi tatil gününe rastlaması halinde, tatilden sonraki ilk iş gününün tatil saatine kadar beyanname verilebilir. Beyanname; normal (adi) posta ile veya özel dağıtım şirketleri aracılığıyla gönderilirse, vergi dairesine ulaştığı tarihte, taahhütlü posta ile gönderilmiş ise zarfın üzerindeki postaya veriliş tarihinde verilmiş sayılır.
Takvim yılı içinde ülkeyi terk edenler, yurt dışına çıkma tarihinden önceki 15 gün içinde beyanname vermek zorundadırlar.
Ölüm halinde ise beyanname ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde mirasçılar tarafından verilir.Beyanname, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilecektir. Mükellefler normal olarak ikametgâhlarının bulunduğu yerin vergi dairesine bağlıdırlar.  Beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükellefler, istemeleri halinde vergi dairesinden alacakları kullanıcı kodu, parola ve şifreyi kullanmak suretiyle yıllık gelir vergisi beyannamelerini elektronik ortamda doğrudan kendileri gönderebilecekleri gibi elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış meslek mensupları aracılığıyla da  gönderebileceklerdir.
Sadece kira geliri elde eden 60 yaş üzeri mükellefler ile engelli mükelleflerden yaşlılığı, engeli veya hastalığı nedeniyle vergi dairesine gidemeyecek durumda olanların, bağlı oldukları vergi dairesini veya Vergi İletişim Merkezini (VİMER) arayarak randevu almaları halinde adreslerine gidilerek beyannamelerin doldurmalarına yardımcı olunacaktır. 

19 Şubat 2013 Salı

Kira Gelirinin Kapsamı

Arazi, bina, haklar,  motorlu taşıtlar ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde detaylı bir şekilde sayılan mal ve hakların kiraya verilmesinden elde edilen gelirler Gayri Menkul Sermaye iradı (Kira Geliri) olarak adlandırılmaktadır.

Kira Gelirleri için Beyanname Verme Süresi ve Ödeme Tarihleri

2012 yılı içinde konut ve/veya  işyeri kira gelirleri elde edenlerin, bu gelirleri için 25 Mart 2013 –  Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar, (İnternetten verenler için 23:59) ikametgah adreslerinin bağlı olduğu vergi dairesine, (yurtdışında ikamet edenler, kira gelirinin elde edildiği gayrimenkulün adresinin bağlı olduğu vergi dairesine) elden veya internet üzerinden beyannamelerini göndermeleri gerekmektedir.
Tahakkuk Eden Toplam GMSİ - Gelir Vergisinin 1. taksiti 01.04.2013 Pazartesi,   2. taksiti ise 31.07.2013 Çarşamba gününe kadar Banka veya  bağlı olunan vergi daireleri veznelerinden ödenebilir.
Sadece Kira geliri elde eden 60 yaş ve üzeri mükellefler ile engelli mükelleflerden, yaşlılığı, sakatlığı veya hastalığı nedeniyle vergi dairesine gidemeyecek durumda olanlar, maliye’nin 444 0 189 numaralı telefonunu arayarak, ad, soyad ve adres bilgilerini vermeleri halinde vergi dairesi görevlileri bu kişilerin adreslerine giderek beyannameleri alacak ve  bu durumdaki kişilerin işlemlerini yapacaklardır.

Hangi Yılların Kira Gelirleri için 25.03.2013 Tarihine kadar Beyanname Verilecektir

2012 Yılı ve daha önceki dönemlere ait olup, 2012 yılı içerisinde tahsil edilen kira gelirleri 2012 yılı kira gelirleri ile birlikte 25.03.2013 tarihine kadar beyan edilecektir.
Örnek; 2010, 2011 ve 2012 Yıllarına ait kira bedellerinin 2012 yılı içerisinde tahsil edilmesi halinde üç yıla ait kira bedeli toplamı 25.03.2012 tarihinde birlikte beyan edilecektir.
2012 ve sonraki yıllara ait kira bedellerinin, 2012 yılı veya daha önceki yıllarda peşin olarak tahsil edilmiş olması halinde, her yılın kira bedeli ait olduğu yılda beyan edilecektir.
Örnek; 2012 yılı içinde 2012-2013-2014 yıllarına ait olan, 3 yıllık kira bedelinin peşinen tahsil edilmesi halinde;
1- 2012 Yılı Kira Geliri    25.03.2013 tarihinde
2- 2013 Yılı Kira Geliri    25.03.2014 tarihinde (Değişiklik olmaması halinde)
3- 2014 Yılı Kira Geliri    25.03.2015 tarihinde (Değişiklik olmaması halinde)
Tarihlerinde beyan edilecektir.

Kira Bedellerinin Tahsil Türleri ve Kanuni Zorunluluklar

Kira Bedelleri;  Nakden (TL, Döviz),   Havale yoluyla ve  ayni olarak (Emsal bedel uygulanır) tahsil edilebilir.
Kiralanan yer için yapılan masrafın kiradan düşülerek tahsil edilmesi halinde kira bedelinin tam beyan edilmesi gerekmektedir.
Dövizli tahsil edilen kira bedelleri, tahsil günündeki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınarak TL’ye çevrilir. Belirlenen Döviz’in T.C. Merkez Bankasında karşılığı yoksa Maliye Bakanlığı’nın belirlediği değerleme kuru ile değerlenir.

Konutlarda 500 TL'nin üstündeki kiraların, İşyerlerinde ise tutarı ne olursa olsun tüm kira bedellerinin  01.11.2008 tarihinden itibaren 268 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğine göre banka veya PTT’den  yatırılma zorunluluğu getirilmiştir.
Konutlarda uygulanan 500 TL’lik sınır her konut için ayrı ayrı uygulanacaktır. Yani bir kişinin sahibi olduğu ve mesken olarak kiraya verdiği iki konuttan birinin aylık kirasının 400 diğerinin 600 TL olduğu varsayılırsa, ev sahibinin sadece 600 TL olan konut için kira bedelini Banka’dan veya PTT’den tahsil etme zorunluluğu olup, 400 TL kirası olan konutun kirasını isterse elden nakit olarak da alabilecektir.
Tebliğlerle yapılan düzenlemelere göre bankadan ödeme/tahsil edilme  kapsamına girenlerde, İŞYERİ KİRALARINDA KİRACI, KONUT KİRALARINDA İSE EV SAHİBİ sorumlu olacaktır.
Ceza Uygulaması; Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinde yer alan hüküm uyarınca, mükerrer 257 nci maddeyle getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir. Anılan madde uyarınca bu Tebliğ ile 01/11/2008 tarihinden itibaren getirilen zorunluluklara uymayanlara kesilecek ceza, 2012 yılı için; Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 1.170 TL'den,- İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde  tespit edilenler hakkında 580 TL'den,  Yukarıda yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 280 TL'den az olmamak üzere her bir işlem için bu işleme konu tutarın %5'idir.

İşyeri Kira Gelirlerine Hangi Oranda Tevkifat uygulanacaktır?

İşyerleri, mülk sahibine  yaptıkları kira ödemelerinden, %20 oranında gelir vergisi kesintisi yaparak, mülk sahipleri adına, kendi bağlı oldukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile beyan etmek zorundadırlar. Mülk sahipleri, işyerlerinden elde ettikleri kira gelirlerini Brüt olarak beyan edecekler,  kiracılar tarafından ödenen gelir vergisi kesintilerini de kendi gelir vergilerinden indireceklerdir.  Kiracılar tarafından peşin ödenen sonraki yıllara ait kira bedelleri için de ödemenin yapıldığı ayda gelir vergisi kesintisi yapılacaktır.
İşyeri olarak kullanmak amacıyla kiraladıkları yerlerden gelir vergisi kesintisi yapmak zorunda olanlar Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinde detaylı olarak belirtilmiştir.
Kira Geliri Beyanname Verme Sınırları

Gelirinin sadece Gayrimenkul Sermaye İradından ibaret olması halinde;
2012 Yılı içinde elde edilen KONUT Kira gelirleri istisnası olan  3.000,00 TL’yi aşanlar, (Kira Geliri Beyan edilmez veya eksik beyan edilirse bu istisnadan yararlanılamaz)
İşyeri kira geliri elde edenlerden, Brüt kira geliri 25.000 TL’yi aşanlar, (Gelir Vergisi Kesintisi yapılanlar)
Konut ve İşyeri kira gelirinin birlikte elde edilmesi halinde; konut kira gelirinin istisna haddi sonrası kalan tutarı (3.000 TL üzeri ) ile işyeri kira gelirinin brüt tutarının toplanması sonucu bulunan tutarın 25.000,00 TL’sını aşması halinde iki gelir de beyan edilecektir. Aşmaması halinde sadece konut kira gelir beyan edilecektir.

Yurt Dışında bulunan Türk Vatandaşları Hangi Kira Gelirini Beyan Etmeyeceklerdir?

Yurtiçinde yerleşmiş olmayan gerçek kişiler, çalışma veya oturma izni alarak 6 aydan fazla bir süreyle yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları; tutarı ne olursa olsun, üzerinden Gelir vergisi kesintisi yapılmış olan İŞYERİ KİRA GELİRLERİNİ BEYAN ETMEYECEKLERDİR.
3.000,00 TL istisna üzerinde kalan Konut Kira geliri için ise Türkiye’de yerleşik kişiler gibi beyanname vereceklerdir.


Bedelsiz Kullandırılan Yerler ve Emsal Kira bedeli Uygulaması

Sahip olunan yer ile ilgili hiç kira alınmaması veya emsallerine göre düşük kira alınması halinde emlak değerinin %5’i yıllık kira bedeli olarak uygulanır,
Boş kalan gayrimenkulün korunması amacıyla bedelsiz olarak başkasının kullanımına bırakılması ile  Mal sahiplerinin, çocuklarının, Anne, Babalarının ve Kardeşlerinin ikametine tahsis edilmesi, (Her bir yakınına en fazla bir konut tahsis edilmesi şartı ile), Mal sahibi ile akrabalarının aynı evde oturması halinde emsal kira bedeli uygulanmaz.

Elde Edilen Kira Gelirlerinin Beyan Edilmemesi Halinde Uygulanacak Cezalar

Konutlardan elde edilen kira gelirleri beyan edilmez veya eksik beyan edilir ve vergi dairesi tarafından durum tespit edilirse, 3.000 TL’lik istisnadan yararlanılamaz, ayrıca iki  kat birinci derece usulsüzlük cezası uygulanarak, Takdir komisyonunca konutun bulunduğu  yerin ortalamalarına göre emsal kira belirlenerek hesaplanan gelir vergisi üzerinden ayrıca vergi ziyaı cezası kesilir.
Mükellefin beyan süresi geçen kira gelirlerini, Vergi Dairesi tespit etmeden, kendiliğinden, V.U.K.’nun Pişmanlık ve Islah başlıklı 371. maddesi hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtir bir dilekçe ile bağlı bulunduğu vergi dairesine vermesi halinde, istisnadan faydalanacak ve vergi ziyaı kesilmeyecek, sadece Pişmanlık zammı adı altında normal vade tarihi ile beyan tarihi arasında geçen süre için gecikme zammı tahsil edilecektir.

Kira Gelirlerinden İndirilebilecek Giderler

Kira Geliri elde edenler;  Kira gelirlerinin beyanında, safi irada ulaşırken indirecekleri giderler için, 1-Götürü Gider Yöntemi, 2-Gerçek Gider Yönteminden birini seçebilirler, hangi yöntem seçilmişse  tüm kira gelirleri için uygulanır, bazı kira gelirleri için   Gerçek, bazıları için Götürü Yöntem uygulanamaz.
GERÇEK gider yöntemini seçen kişi, kira geliri elde ettiği yer için kendisi tarafından yapılan giderleri belgelerini de beyannamelerine eklemek koşuluyla Brüt kira gelirinden indirebilecektir. (aydınlatma, ısıtma, su, asansör, sigorta, tadilat, kredi faizleri, elde edilen yıldan itibaren 5 yıl süre ile satın alma bedelinin %5’i oranında indirim, emlak, vergi, resim, harç, şerefiye, amortisman, Kira ile oturulan konuta ait ödenen kira bedelleri)
Gerçek Gider Yöntemini seçenler, indirdikleri gerçek giderlerden vergiden istisna edilen tutara isabet eden kısmını gider olarak indiremeyecektir. Bu formül şöyle uygulanacaktır.
İstisna sonrası Brüt Kira X Gerçek gider Tutarı
----------------------------------------------------
Brüt Kira geliri

GÖTÜRÜ gider yöntemini seçen kişi; Brüt kira gelirinden  istisna tutarı düşüldükten sonra kalan kısma %25 oranında götürü gider indirimi yapabilecektir. Götürü gider yönteminin seçilmesi durumunda, iki yıl boyunca gerçek gider yöntemine geçilemeyecektir.

Gelir Vergisi Kanunun 89. maddesinde sayılan ve aşağıdaki bazıları belirtilen indirimler Gelir Vergisinden düşülebilecektir.

A-SİGORTA PRİMLERİ
Asgari ücretin yıllık tutarını ve safi iradın %10’unu aşmamak kaydıyla,
1-    Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları (şahıs sigorta primleri için bu oran %5’dir.)
2-    Kişinin kendisine, eşine  ve küçük çocuklarına ait, hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları (Türkiye’de kurulu Sigorta şirketine ödenmiş olmalı ve  primlerin beyan edilen gelirin ait olduğu yılda ödenmiş olması gerekmektedir)
B-EĞİTİM VE SAĞLIK HARCAMALARI
Beyan edilen Safi Gelirin %10’unu aşmamak kaydıyla,
Türkiye’de Yapılması,  Gelir ve Kurumlar Vergisi bulunan gerçek ve tüzel kişilerden alınacak belgelerle ispat edilmesi şartıyla, Kişinin kendisine, eşine  ve küçük çocuklarına ait, yapılan eğitim ve sağlık harcamaları
C-OKUL YURT VE SAĞLIK TESİSLERİ İÇİN YAPILAN BAĞIŞ VE YARDIM
Okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak)
kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu,
huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için yapılan bağış ve yardımların tamamı

ÖZET
1- 2012 Kira Gelirleri için İSTİSNA Tutarları
1.1- Yıllık Mesken kira gelirleri istisnası(her bir mükellef için) 3.000 TL
(3.000 TL ve altı Mesken kira geliri beyan edilmeyecektir.)
1.2- Yıllık Brüt İşyeri kira gelirleri istisnası 25.000 TL
(Brüt Kira üzerinden Gelir Vergisi Kesintisi Yapılmış olanlar için)
1.3- İşyeri ve Mesken Kira gelirinin birlikte elde edilmesi halinde mesken kira geliri olarak tahsil edilen tutarın 3.000 TL üzerinde kalan kısmı ile Brüt işyeri kira geliri toplamının 25.000 TL’yi aşması halinde beyan verilecektir. Beyan sınırının altında olması halinde sadece mesken kira geliri beyan edilecektir.
2- Beyanname Verme Tarihleri 01.03.2013 -  25.03.2013 arasında
3- G.M.S.İ. Gelir Vergisi Son Ödeme Tarihleri
1. Taksit Vade sonu    01.04.2013
2. Taksti Vade Sonu    31.07.2013
4- Götürü Gider Yöntemi İndirim Oranı %25
5- Yurtdışında yaşayan Vatandaşlar ve Dar Mükellefler Üzerinden Vergi Kesintisi yapılmış olan İşyeri Kira gelirlerinin tutarı ne olursa olsun beyanname vermeyecekler veya mesken kira gelir bulunması halinde bu gelirlerini beyannameye dahil etmeyeceklerdir.
6- 2011 Yılında daha önceki yıllara ait kiralar da tahsil edilmiş ve daha önceki yıllarda bu gelirler beyan edilmemişse 2012 yılı kira geliri ile birlikte beyan
edilecektir.
7- Konut Kira gelirlerinin 500 TL ve üzerinde olması halinde 01.11.2008 tarihinden itibaren bu kiralar  Banka veya PTT’den Tahsil edilecektir Elden tahsil edilmesi halinde ise cezai sorumluluk ev sahibine ait olacaktır.
8- İşyeri Kira gelirleri, tutarı ne olursa olsun 01.11.2008 tarihinden itibaren Bankadan Tahsil edilecektir. Elden Tahsil edilmesi/ödenmesi halinde Cezai sorumluluk KİRACI’ya aittir.
9- Mükellefin kendisine, eşine ve çocuklarına ait, Türkiye’de yapılan bazı sigorta prim ödemeleri ile eğitim ve sağlık harcamalarının  %5 ile %10 arasında değişen oranlardaki tutarı (Asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak kaydıyla) safi gelirden indirilebilecektir.
10- Devlete ait eğitim ve  sağlık kurumlarına  yapılan yardım ve bağışların tamamı safi gelirden indirilebilecektir.
11- Sahibi oldukları konutları, çocuklarına, annesine, babasına ve kardeşlerine bedelsiz olarak kiraya verenler hakkında emsal kira bedeli  uygulanmayacaktır. (Beyanname verilmeyecektir.)

8 Şubat 2013 Cuma

İç yönerge nasıl hazırlanır ?

İç yönerge Anonim şirketlerin genel kurul toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak gümrük ve Ticaret Bakanlığı temsilcileri hakkında yönetmelik ile belirlenmiş ve resmi gazetede yayımlanmıştır.Şirketler tarafından sıklıkla nasıl hazırlanacağı tartışma konusu olan iç yönergede asgari olarak bulunması gerekli unsurlar aşağıda belirtilmiştir;

a) Toplantı yerine giriş ve toplantının açılması.
b) Toplantı başkanlığının oluşturulması.
c) Toplantı başkanlığının görev ve yetkileri.
ç) Gündemin görüşülmesine geçilmeden önce yapılacak işlemler ve gündem.
d) Toplantıda söz alma ve oy kullanma usulü.
e) Toplantı tutanağının düzenlenmesi.
f) Toplantı sonunda yapılacak işlemler.

Yukarıda sayılan iç yönerge hükümleri asgari ve zorunlu olup isteğe bağlı iç yönergeden çıkartılmaz.Yönetim kurullarınca hazırlanacak iç yönergelerin, yönetmelikte belirtilen yönerge örneğine uygun içerikte olması zorunludur. Bunlar dışında genel kurul çalışmalarına ilişkin esas ve usullerin belirlenmesine yönelik ilave kurallara da yer verilebilir.İç yönerge hazırlanıp onaylandıktan sonra ilgili ticaret sicili müdürlüğüne tescil ve ilan edilmelidir.
Sicil kayıtlarına erişim hakkının sınırı

Herkes, sicilin içeriğini ve müdürlükte saklanan tüm senet ve belgeleri inceleyebilir.Bu inceleme elektronik ortamda ve/veya müdürlükte yapılabilir.Defterler ve belgeler, sicil dairesinin bulunduğu kısımdan dışarıya çıkarılamaz. Bunların incelenmesinde müdür, kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler çerçevesinde gerekli tedbirleri almak zorundadır. İnceleme esnasında müdürün vereceği talimatlara uyulması zorunludur.Aksi takdirde müdür defter ve belgeleri derhal kaldırabilir.Elektronik ortamda yapılacak olan incelemelerde de kişisel verilerin korunmasını ve bilgi güvenliğini sağlayacak tedbirler alınır.Kişisel verilerin korunması kanun tasarısının 8.maddesine göre

Aşağıda sayılan haller dışında kişisel veriler üçüncü kişilere aktarılamaz: 

a) Aktarmayı isteyen gerçek ve tüzel kişilerin belirli bir olayda kanundan doğan bir görevini yerine getirmesi için bu bilgiye ihtiyaç duyması, 

b)Bu Kanunun (Taslak kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan hâllerin gerçekleşmesi. 

Millî güvenliğin ve millî savunmanın sağlanması, suçun önlenmesi veya soruşturulması amacıyla yapılan istihbarî faaliyetlerle ilgili olarak kanundan doğan bir görevin yerine getirilmesi için gerekli olması hâlinde de kamu kurum ve kuruluşlarınca kişisel veriler ilgili kamu kurum ve kuruluşuna aktarılabilir.
Kamu kurum veya kuruluşları; kamu yararı, sır saklama yükümlülüğü, ilgili kişinin meşru menfaati veya kişisel verilere ilişkin özel koruma kurallarının varlığından bahisle kişisel verilerin üçüncü kişilere aktarılmasını reddedebilir, sınırlandırabilir veya şarta bağlayabilir. 

Kamu kurum veya kuruluşlarının görev alanlarıyla ilgili konularda yapacakları talep üzerine, gizlilik esaslarına göre görev yapan personelin bilgileri hariç olmak üzere, kişilerin nüfus kayıt örnekleri ve adresleri bildirilir.

Bahsi yapıldığı üzere sicil kayıtlarına erişim hakkı sınırsız değildir.

21 Ocak 2013 Pazartesi

KİRA SÖZLEŞMELERİNİN DAMGA VERGİSİ

I-GİRİŞ
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 4 üncü maddesinde, bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kâğıtların mahiyetinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı; 6 ncı maddesinde, bir kağıtta birbirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların her birinden ayrı ayrı vergi alınacağı, bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı bir asıldan doğma oldukları takdirde damga vergisinin, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınacağı, ancak bu akit ve işlemlere asıl işlemin akitlerinden başka bir şahsın eklenen akit ve işleminin de ayrıca vergiye tabi olacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Bu hükümler doğrultusunda kira sözleşmelerinin Damga Vergisi, Kanun,Genel Tebliğ ve Özelgeler dikkate alınarak kısa kısa aşağıda açıklanacaktır.
II-KİRA SÖZLEŞMELERİNDE DAMGA VERGİSİ MATRAHI
a-Sözleşme süresine göre hesaplanan toplam kira tutarıdır.
b-Kira tutarı sözleşmeye net olarak yazılmışsa brüt tutardır.
c-Birden fazla yıl süreli kira sözleşmelerinde artış oranı yüzde olarak belli edilmiş ise bu yüzdeler dikkate alınır. Artış enflasyon oranı, tüketici endeksi vs gibi düzenleme esnasında belli olmayan artışlar dikkate alınmaz.
d-Yabancı para cinsinden düzenlenmiş ise, sözleşmenin düzenlendiği andaki TC Merkez Bankası döviz satış tutarıdır
e-Kendiliğinden uzayan sözleşmelerde ayrı bir kağıt düzenlenmeyip sözleşme hükümlerine göre bir uzama söz konusu olduğundan herhangi damga vergisi hesaplanmasına gerek yoktur.
Ancak, uzatılan kira sözleşmelerinde ise yeni bir kira sözleşmesi ya da süre uzatımına ilişkin şerh ya da mektup söz konusu olduğundan damga vergi hesaplanması gerekecektir.
f-Mevcut kira sözleşme hükümlerine göre imzalanacak yeni protokolle sadece sözleşme miktarında artırım yapılması halinde, her bir nüsha için artan miktar üzerinden damga vergisinin hesaplanması, sözleşmede yer alan tutarın eksilmesi halinde ise damga vergisi hesaplanmaması gerekmektedir.
g-Kira sözleşmesinin tapu kütüğüne şerhi talep edildiğinde, söz konusu kira sözleşmesine ait damga vergisinin ilgili vergi dairesine makbuz karşılığı ödendiğine dair makbuzun tapu idaresine ibrazı durumunda, söz konusu kira sözleşmesine ait damga vergisinin ayrıca aranılmaması gerekmektedir
h-Matraha sözleşmedeki KDV dahil değildir.
III-KİRA SÖZLEŞMESİ NÜSHALARININ DAMGA VERGİSİ
Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kira sözleşmelerinin her nüshası ayrı ayrı (aslı kadar) aynı oran ve miktarda damga vergisine tabidir.
Kira sözleşmelerinde kaç nüsha olduğu belirtilmemişse taraf sayısına göre 2 nüsha olduğu kabul edilmektedir.
Nüsha; aynı kuvveti ha­iz olmak üzere birden fazla düzenlenmiş olan kağıtlar­dan her biridir. Nüshalarda, kağıdın vergiye tabi olmasını gerektiren imza veya imzalar ayrı ayrı yer almaktadır. İmzanın, her nüshaya ayrı ayrı atılmış olması veya araya karbon kağıdı konarak hepsinin bir defada imza edilmiş olması sonucu etkileme­mektedir.
Suretlerde ise imza yoktur. Asıl nüshadan çıkarılan suretlerin geçerliliği, aslının aynı olduğu tasdik edi­lerek sağlanmaktadır. Resmi dairelere ibraz edilecek suretler ise; aslı 1,00 Türk Lirasından fazla maktu ve nispî vergiye tabi kağıtlardan olmak şar­tıyla (2013 yılı için) 0,65 TL. maktu vergiye tabi tutulması gere­kir.
Fotokopiler nüsha olmadığı gibi, “aslı gibidir” tasdik edilmemişlerse suret de sayılmazlar.
IV-KİRA SÖZLEŞMESİ DAMGA VERGİSİ ORANI
a-Kira sözleşmelerindeki damga vergisi oranları 2013 yılı için binde 1,89 dır.yıllar itibariyle aşağıdadır.
b-Kira sözleşmelerinde kefil varsa, kira sözleşmesi için damga vergisi  2013 yılı için binde 1,89 ve kefalet sözleşmesi için binde 9,48 olmak üzere toplam binde 11,37 damga vergisi uygulanır.
c-Kira sözleşmelerinde yıllar itibariyle uygulanan damga vergisi oranları aşağıdadır.
Yıllar  Kira Sözleşmesi Damga Vergisi Binde  Kefil Varsa Kefalet İçin Ayrıca Alınacak Damga Vergisi Binde
2008
1,5
7,5
2009
1,5
7,5
2010
1,65
8,25
2011
1,65
8,25
2012
1,65
8,25
2013
1,89
9,48
V-KİRA SÖZLEŞMELERİNDE İSTİSNA
a- İktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin dernek ve vakıflarca yerleşim yeri olarak kiralanması durumunda buna ilişkin olarak düzenlenen kira sözleşmeleri damga vergisinden istisnadır.
b- İktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin gerçek kişilerce mesken olarak kiralanması durumunda buna ilişkin olarak düzenlenen kira sözleşmeleri damga vergisinden istisnadır.
c- Gayrimenkullerin işyeri olarak kiralanması durumunda buna ilişkin olarak düzenlenen kira sözleşmeleri damga vergisine tabidir. Ancak, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin gelir vergisinden muaf esnaf, gelir vergisinden muaf serbest meslek erbabı ve basit usulde vergilendirilen ticari kazanç sahipleri tarafından işyeri olarak kiralanması durumunda buna ilişkin kira sözleşmeleri damga vergisinden istisnadır.
Söz konusu kağıtların resmi dairelere veya noterlere ibraz edilmesi halinde ibraz tarihi itibarıyla kağıdı ibraz edenler tarafından verginin ödenmesi gerekmektedir.
d-Kira sözleşmesinin istisna kapsamında olması ve üzerine kefalet (adi veya müteselsil) şerhi konulması durumunda ise, söz konusu sözleşmelerin sadece kefalet işlemi üzerinden (2013 yılı)binde 9,48 nispetinde damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
e-Finansal Kiralama Sözleşmeleri damga vergisine tabi değildir.
VI-KİRA SÖZLEŞMESİ DAMGA VERGİSİNİN MÜKELLEFİ
a-Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Kira sözleşmelerinde iki taraf vardır. Her iki taraf da damga vergisini aynı oranda ayrı ayrı ödeyecektir.
Kira sözleşmelerini imzalamaları nedeniyle mükellef durumunda olan kişiler, aralarında vergilerin paylaşılmasına ilişkin olarak yaptıkları sözleşmeler geçerli değildir. Bir tarafın diğer tarafın vergisini sorumlu sıfatıyla ödemesi yasal düzenlemelere göre uygun değildir.
b-Resmi dairelerle kişiler arasındaki kira sözleşmelerine ait kağıtların Damga Vergisinin mükellefi kişilerdir.
VII-KİRA SÖZLEŞMESİ DAMGA VERGİSİNİN ÖDEME ZAMANI
Maliye Bakanlığı’nca sürekli mükellefiyeti belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kira sözleşmelerinin vergisi, ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenir.
b-İhtiyarilik hakkını kullanarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeyen mükellefler ise, düzenledikleri veya taraf oldukları kira sözleşmesine ilişkin damga vergilerini kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde ilgili vergi dairesine damga vergisi beyannamesi ile bildirecek ve aynı süre içinde ödeyeceklerdir.
VIII- VERGİ VE CEZADA SORUMLULUK
a-Kira sözleşmesine ait Damga Vergisinin ödenmemesinden veya noksan ödenmesinden dolayı alınması lazım gelen vergi ve cezadan, mükelleflere rücu hakkı olmak üzere, kağıtları ibraz edenler sorumludur.
b-Kira sözleşmelerine ait vergi ve cezanın tamamından imza edenler müteselsilen sorumludurlar.
c-Makbuz karşılığı ödemelerle ilgili olarak Maliye Bakanlığı’nca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar kapsamında bulunanlar, taraf oldukları kira sözleşmelerine ait verginin beyan ve ödenmesinden sorumludurlar. Verginin ödenmemesi veya noksan ödenmesi durumunda vergi, ceza ve fer’ileri, vergi için diğer işlem taraflarına rücu hakkı olmak üzere, bu fıkrada belirtilen kişilerden alınır.
IX-RESMİ DAİRELERİN MECBURİYETİ
Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kira sözleşmelerinin damga vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.
Kaynaklar:
1-Damga Vergisi Kanunu
2-Damga Vergisi Genel Tebliğleri
3-Gelir İdaresi Başkanlığı Özelgeleri

14 Ocak 2013 Pazartesi

BANKA TEMİNAT MEKTUBU KOMİSYONLARININ KDV DURUMU

Ticari hayatta satıcılar, özellikle büyük çaplı vadeli mal satışlarında, alacaklarını güvence altına almak amacıyla teminat isteyebilmektedirler.

I- GİRİŞ

Para, kefil, taşınmaz, banka teminat mektubu vb.ler teminat olarak kabul edilebilmektedir. Bu kapsamda satış yapanlar çoğunlukla banka teminat mektubunu tercih etmektedirler. Teminat olarak verilen banka teminat mektuplarının masrafları ise yapılan anlaşmaya göre ya tamamen satıcı/alıcı tarafından karşılanmakta ya da yarı yarıya veya daha farklı oranlarda paylaşılabilmektedir. Dolayısıyla, alıcılar satıcılarla yaptıkları anlaşma çerçevesinde banka teminat mektubu masraflarının tamamını veya belirledikleri oran kadarlık kısmını satıcılara aktarmaktadırlar.
Uygulamada, belirtilen şekilde ortaya çıkan banka teminat mektubu masraflarının yapılan anlaşma doğrultusunda tamamen veya kısmen satıcılara yansıtılması işleminin KDV’ye tabi olup olmayacağı, bu masraflar üzerinden KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı konusunda tereddütlerle karşılaşılmaktadır.
Aşağıda, banka teminat mektubu masraflarının yansıtılması işleminin KDV karşısındaki durumu incelenecek, konuya ilişkin kişisel görüşlerimiz belirtilecektir.

II- TEMİNAT MEKTUBU MASRAFLARININ SATICILARA YANSITILMASI İŞLEMİNİN KDV KARŞISINDAKİ DURUMU

A- GENEL OLARAK MASRAF AKTARIMLARINDA KDV UYGULAMASI

Bilindiği üzere, KDV’nin konusuna Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti kapsamındaki mal teslimleri ve hizmet ifaları girmektedir. Aynı Kanun’un 10/a maddesine göre ise, mal teslimleri ve hizmet ifalarında vergiyi doğuran olay, malın teslimi ve hizmetin ifası anında meydana gelmektedir.
Masraf yansıtılması işleminde yapılan masrafların gerçek ilgilisine aynen (bire bir) intikal ettirilmesi olayında, prensip olarak herhangi bir hizmet sunulması veya bir katma değer yaratılması söz konusu değildir. Dolayısıyla, masrafların gerçek ilgililerine aynen yansıtılması işlemi, bir mal teslimi veya hizmetin karşılığını oluşturmadığından KDV’ye tabi bulunmamaktadır. Ancak, aktarılan masraflara ait KDV’nin gerçek yüklenicisi tarafından indirimine olanak verilebilmesi bakımından, üzerinden KDV hesaplanmış masrafların aktarılması halinde, düzenlenen fatura veya benzeri belgelerde KDV’nin mutlaka ayrıca gösterilmesi gerekir.
Diğer taraftan, yapılan masrafların bire bir değil de, üzerine bir ilave yapılarak yansıtılması durumunda ise masraf aktarımının dışında ayrıca bir aracılık hizmeti söz konusu olmakta, aktarılan masraf tutarının üzerine ilave edilen bu bedel ise anılan hizmetin karşılığını oluşturmaktadır. Bu şekilde talep edilen ilave tutarlar komisyon kapsamında KDV’ye tabi bulunmaktadır.
Maliye Bakanlığı masraf aktarımlarında KDV uygulamasının genel esaslarını aşağıdaki şekilde belirlemiştir(1):
- Başkaları için yapılan ve KDV’ye tabi olan masrafların, gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunan gerçek ilgilisine yansıtılması halinde, onlara KDV indirimi hakkı verilebilmesi bakımından fatura düzenlenmesi ve masrafların tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanması gerekir.
- KDV’nin konusuna girmeyen veya vergiden müstesna olan masrafların bire bir gerçek ilgilisine yansıtılması işlemi de KDV’ye tabi bulunmamaktadır.
- Masrafların bire bir değil de, üzerine bir bedel ilave edilerek aktarılması halinde ise, aktarılan masrafa ilaveten talep edilen bedel aracılık hizmetinin karşılığı olup, genel oranda KDV’ye tabi bulunmaktadır.

B- TEMİNAT MEKTUBU MASRAFLARININ YANSITILMASI İŞLEMİNİN KDV KARŞISINDAKİ DURUMU

Teminat olarak satıcılara verilmek üzere bankalardan alınan teminat mektuplarının masrafları Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisine (BSMV) tabi olup, KDV Kanunu’nun 17/4-e maddesine göre KDV’den istisna bulunmaktadır. Dolayısıyla, BSMV kapsamına girmesi nedeniyle KDV’den istisna olan teminat mektubu masraflarının kısmen veya tamamen satıcılara bire bir yansıtılması işlemi esas itibariyle bir masraf yansıtılması olup, KDV’nin konusuna giren müstakil bir teslim veya hizmet niteliğinde değildir. Diğer bir ifade ile ödenen teminat mektubu masraflarının satıcılara bire bir aktarılması işlemi KDV’ye tabi bulunmamaktadır. Maliye Bakanlığı da aynı görüşte olup, tayin ettiği bazı Özelgelerin özetleri aşağıdadır:
“İlgide kayıtlı dilekçenizden, şirketiniz tarafından vadeli mal alımlarında müşterilerinizden banka teminat mektupları alındığı; bazı durumlarda aranızda yapılan anlaşma gereği müşterilerinizin ödediği teminat mektubu komisyonlarının şirketiniz tarafından karşılandığı, söz konusu komisyon masraflarının şirketinize yansıtılması sırasında komisyon bedeli üzerinden katma değer vergisi hesaplanıp hesaplanmayacağı konusunda bilgi talep edildiği anlaşılmıştır.
(…)
Buna göre, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına girmesi nedeniyle katma değer vergisinden müstesna olan teminat mektubu komisyon bedellerinin müşterilerinizce şirketinize birebir yansıtılması işlemi katma değer vergisine tabi bulunmamaktadır.”(2)
“Dilekçenizde, mal satışı yapılan firmalardan alınan teminat mektuplarına ilişkin komisyon masraflarının firmanıza yansıtılmasında katma değer vergisi hesaplanıp hesaplanmayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
(…)
Buna göre, mal satışı yapılan firmalardan alınan ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi kapsamına giren teminat mektuplarına ilişkin komisyon masraflarının, tarafınıza fark ilave edilmeksizin aynen yansıtılması işlemi katma değer vergisine tabi bulunmamaktadır.”(3)
“Dilekçenizde, bayiler ile yapılan ticari ilişkilerden doğan alacakları garanti altına alabilmek için bayilerden alınan teminat mektupları ile ilgili komisyonlarının kısmen ya da tamamen şirketinizce karşılanması durumunda tarafınıza düzenlenecek faturalarda katma değer vergisi hesaplanıp hesaplanmayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
Bayilerinizden olan alacaklarınızın garanti altına alınabilmesi amacıyla bayilerden alınan teminat mektubu ile ilgili komisyonların anlaşmaya göre kısmen ya da tamamen şirketinizce üstlenilmesinde, bankadan teminat mektubu alan bayiler tarafından bu masrafların tarafınıza fark ilave edilmeksizin aynen ya da kısmen yansıtılması işlemi katma değer vergisine tabi bulunmamaktadır.”(4)
“Bayiler ile yapılan ticari ilişkilerden doğan alacaklarınızın garanti altına alınabilmesi amacıyla, bayilerce bankaya ödenen masraf ve komisyonlar, KDV’nin konusuna giren bir işlemin karşılığını teşkil etmediğinden, söz konusu masraf ve komisyonların, şirketinize aynen fatura edilmek suretiyle yansıtılması işleminde de KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.” (5)
Öte yandan, ödenen teminat mektubu masraflarının bire bir değil de, üzerine bir bedel ilavesi suretiyle satıcılara yansıtıldığı durumlarda ise, masraf yansıtılmasının yanı sıra bir de aracılık hizmeti söz konusu olmaktadır. Çünkü, talep edilen bedelin yansıtmaya konu masraf tutarının üzerindeki kısmı, aracılık hizmetinin karşılığı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumda, bedelin yansıtmaya konu masraf tutarının üzerindeki kısmı üzerinden genel oranda KDV hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir. Nitekim, Maliye Bakanlığı verdiği bir Özelge’de,
“Müşterilerle yapılan kira sözleşmelerine ait aslı KDV’ye tabi olmayan damga vergisinin bire bir olarak yansıtılması işlemi katma değer vergisine tabi değildir. Ancak bu aktarma sırasında masraf tutarını aşan bir bedel tahsil edilmesi halinde, bu aşan kısım üzerinden genel oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir.”(6)
şeklinde idari görüş bildirmiştir.

III- SONUÇ

Yukarıda yapılan açıklamalardan da fark edileceği üzere, teminat mektubu masraflarının alıcılar tarafından bire bir olarak kısmen veya tamamen satıcılara yansıtılması işlemi, bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmaması nedeniyle KDV’ye tabi bulunmamaktadır. Ancak, bu masrafların bire bir değil de, bir bedel ilavesi suretiyle aktarıldığı durumlarda, aktarılan masraf tutarının üzerinde talep edilen bedel aracılık hizmetinin karşılığını oluşturmakta olup, aktarılan masraf tutarının üzerinde talep edilen bu tutar üzerinden KDV hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir. Maliye Bakanlığı’nın görüşü de bu doğrultudadır.