25 Aralık 2012 Salı

Elektronik defter (1)

Maliye Bakanlığı’nın yayımlamış olduğu; “Elektronik defter genel tebliği”ne çarşamba günü ele almış bugün de kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Söz konusu tebliğ incelendiğinde, şimdilik, tüm mükellefleri kapsamadığı görülecektir.
Bu nedenle bugünkü yazımızda konu başlıkları ile bunlar içinden bazı bölümleri aktarmakla yetineceğiz.
Tebliğin devam eden bölümlerinde; “3.2. Yazılımların Uyumluluk Onayı, 3.3. Elektronik Defter Oluşturma, 4. Elektronik Defterlerin Muhafazası ve İbrazı, 5. Elektronik Defter İzninin İptali, 6.Sorumluluk ve Cezai Müeyyideler, 7. Diğer Hususlar, 8. Yürürlükten kaldırılan tebliğ ve yürürlük” başlıkları bulunmaktadır. Biz bunlardan elektronik defter oluşturma bölümünü sizlerle paylaşacağız.

Elektronik defter oluşturma:

3.3.1. Bu Tebliğ kapsamında kendilerine izin verilenler, www.edefter.gov.tr internet adresinde duyurulan format ve standartlara uygun olarak ve aylık dönemler itibarıyla elektronik defterlerini oluşturmaya ve saklamaya başlayacaklardır. Defterlerini elektronik defter biçiminde tutmaya başlayanlar, söz konusu defterlerini kâğıt ortamında tutamazlar.
3.3.2. Elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçer.
3.3.3. Uygulamadan yararlananlar, aylık dönemler itibarıyla oluşturdukları elektronik defterler için, aşağıda yer alan adımları izleyerek berat almak ve bunları istenildiğinde ibraz etmek üzere muhafaza etmek zorundadırlar.
a) Gerçek kişiler elektronik defterlerini, ilgili olduğu ayı takip eden ayın son gününe kadar (Aralık ayına ilişkin defterler gelir vergisi beyannamesinin verilme süresinin sonuna kadar) kendilerine ait güvenli elektronik imza ile imzalar.
b) Tüzel kişiler elektronik defterlerini, ilgili olduğu ayı takip eden ayın son gününe kadar (Hesap döneminin son ayına ait defterler kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi sonuna kadar) kendilerine ait mali mühür ile onaylar.
c) İmzalı veya mühürlü defterler için berat dosyaları oluşturulur ve bu dosyalar Elektronik Defter Uygulaması aracılığı ile Başkanlığın onayına sunulur.
ç) Başkanlık mali mührünü de içeren beratlar elektronik defter tutanlar tarafından indirilerek istenildiğinde ibraz edilmek üzere ilgili olduğu elektronik defterler ile birlikte muhafaza edilir.
3.3.4. Aylık dönem, sadece onaya sunulan ayın defter kayıtlarını ifade etmekte olup, önceki aylara ait kayıtları içermez. Ancak, hesap dönemi veya takvim yılı içinde, defterlerini elektronik ortamda oluşturmaya başlayanlar, izleyen ilk ayda oluşturacakları elektronik defterlerde, ilgili hesap döneminin başından içinde bulundukları döneme kadar gerçekleştirilen tüm kayıtlara yer vereceklerdir. Ayrıca elektronik defter tutmaya başladıkları tarih itibarıyla eski defterlerine kapanış tasdiki yaptıracaklardır.
3.3.5. Yukarıda sayılan adımların neticesinde oluşturulan elektronik defterler, Başkanlık tarafından onaylanan beratları ile birlikte V.U.K. ve T.T.K kapsamında geçerli kanuni defter olarak kabul edilecektir.
3.3.6. Başkanlık tarafından gerçekleştirilen berat verme işlemi, ilgili defterlerde yer alan kayıtların içerik ve gerçeğe uygunluk denetimi anlamına gelmemekte ve herhangi bir vergi incelemesini veya diğer incelemeleri ifade etmemektedir.
3.3.7. Herhangi bir kesinti veya sistem arızası nedeni ile beratların Başkanlık tarafından onaylanması işleminin gerçekleştirilememesi durumunda söz konusu beratlar, güvenli elektronik imza (gerçek kişiler için) veya mali mühür (tüzel kişiler için) ile zaman damgalı olarak imzalanacak veya onaylanacaktır. Bu kapsamda kullanılacak olan zaman damgaları TÜBİTAK-UEKAE’den temin edilecektir. Beratların, Başkanlığa sunumunu engelleyen kesinti veya arıza durumunun ortadan kalkmasını takiben ilgili beratların tekrar Başkanlık onayına sunulması işlemi gerçekleştirilecektir.
Engin MALAY
Yenigün Gazetesi

E-defter ve e-fatura uygulaması

Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257’nci maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi uyarınca Maliye Bakanlığı ‘mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu belgeleri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya;
bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya, bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, bu kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlemesi zorunluluğunu kaldırmaya’ yetkili kılınmıştır.
Diğer yandan aynı kanun maddesinin birinci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi gereği olarak Maliye Bakanlığı tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kağıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların kopyalarının Maliye Bakanlığı’nda veya muhafaza etmekle görevlendirileceği kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye yetkilidir.
Yukarıdaki düzenlemelere paralel olarak Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 242’nci maddesinin ikinci fıkrası ile Maliye Bakanlığı elektronik defter, kayıt ve belgelerin oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafazası ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığı’na ve Maliye Bakanlığı’nın gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğine haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, aynı kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım konusunda da yetkilendirilmiştir.
Bu bağlamda ayrıca Vergi Usul Kanunu ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan hükümlerin elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerli olduğu Maliye Bakanlığı’nın elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkili olduğu hususu hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 242 ve 257’nci maddeleriyle kendisine verilen yetkiyi kullanarak yayımlamış bulunduğu 421 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu genel tebliğ ‘Elektronik Defter ve Elektronik Fatura Zorunluluğu’ ile ilgili yeni yükümlülükler getirmiş bulunmaktadır. (14 Aralık 2012 gün ve 28497 sayılı Resmi Gazete)
Tebliği ile yapılan düzenleme uyarınca;
** Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31 Aralık 2011 tarihi itibariyle asgari 25 milyon satış hasılatına sahip olanlar ile,
** Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (III) sayılı listedeki (kolalı, alkollü içecekler ile tütün ve tütün mamulleri) malları imal, inşa veya ithal edenler ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31 Aralık 2011 tarihi itibariyle asgari 10 milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar.
Aşağıda belirtilen ilkeler çerçevesinde elektronik defter tutmak ve elektronik fatura kullanma zorunluluğu kapsamına alınmıştır.
Ancak tebliğ ile yapılan düzenleme gereği elektronik defter ve elektronik fatura kullanma zorunluluğuna tabi olan mükelleflerden mal alan ‘Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar ile iktisadi kamu kuruluşlarının elektronik fatura uygulamasından yararlanma ve elektronik defter tutma zorunluluğu bulunmaktadır.
Diğer yandan Vergi Usul Kanunu’nu uygulaması kapsamında yayımlanan konuya ilişkin 397 ve 421 sıra numaralı genel tebliğler kapsamında elektronik fatura uygulamasından yararlanan mükelleflerin birbirleriyle yapacakları mal teslimi veya hizmet ifaları için elektronik fatura kullanılması zorunludur.
Elektronik fatura uygulamasından yararlanan kayıtlı kullanıcıların güncel listesi ‘www.efatura.gov.tr’ internet sitesinden yayımlanacak.
Elektronik fatura uygulamasından yararlanan mükellefler fatura düzenlemeden önce muhatabın ‘www.efatura.gov.tr’ internet adresinde yer alan kayıtlı kullanıcı listesine kayıtlı olup olmadığını kontrol edecek. Kayıtlı kullanıcı listede varsa elektronik fatura, kayıtlı kullanıcı değilse kağıt fatura düzenlenecek.
‘Elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerin birbirlerinden aldıkları mallar sağladıkları hizmetler için 1 Eylül 2013 tarihinden itibaren elektronik fatura göndermeleri ve almaları zorunludur.’
 
Veysi SEVİĞ
İ.T.O Gazetesi

20 Aralık 2012 Perşembe

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca 19 Aralık 2012 ve 28502 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan TİCARİ DEFTERLERE İLİŞKİN TEBLİĞ’in; 5. maddesine göre limited Şirketlere Müdürler kurulu karar defterinin tutulması zorunlu değil
Tutulacak defterler
MADDE 5 – (1) Gerçek veya tüzel kişi olup olmadığına bakılmaksızın her tacir yevmiye defteri, envanterdefteri ve defteri kebiri tutmakla yükümlüdür.
(2) Şahıs şirketleri birinci fıkrada sayılan defterlere ek olarak genel kurul toplantı ve müzakere defterini de tutarlar.
(3) Birinci fıkrada sayılan defterlere ilave olarak anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri, limited şirketler ise pay defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri tutmak zorundadır. 11 inci maddenin dördüncü fıkrası hükmü saklıdır.
(4) Özel hukuk hükümlerine göre idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan ticari işletmeler ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarıdan fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar tarafından kurulan ticari işletmeler ve bunlara benzeyen ve tüzel kişiliği bulunmayan diğer ticari teşekküller birinci fıkrada sayılan defterleri tutmakla yükümlüdürler.
……
GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Mevcut durumda kullanılmakta olan, pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla ve bu Tebliğde belirtilen bilgilerden eksik olanların yazılmasısuretiyle açılış onayı yapılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir.
(2) Limited şirketlerde halen kullanılmakta olan ortaklar kurulu karar defterleri de yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla, genel kurul toplantı ve müzakere defteri olarak kullanılmaya devam olunabilir.
GEÇİCİ MADDE 4 – (1) 2013 yılına dair defterlerin 1/1/2013 tarihine kadar yapılacak açılış onaylarında noterlerce ticaret sicil tasdiknamesi aranmaz.
Yürürlük
MADDE 24 – (1) Bu Tebliğ hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 25 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı ile Maliye Bakanı yürütür.
04.02.2010 tarihinde yayımlanmış olan 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had ve usuller yeniden belirlenmiş olup, bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışlarının, “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)” ile; bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışlarının ise “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs) ile bildirileceği, mükelleflerin söz konusu bildirim formlarını mal ve/veya hizmet alış/satışlarının aylık dönemler itibariyle bildirmesi gerektiği, mal ve/veya hizmet alış/satışlarının ildirilecekleri aylık dönemlerin, bunlara ilişkin belgelerin düzenlenme tarihi dikkate alınarak belirleneceği açıklanmıştır.
Bu açıklamalar çerçevesinde; işlem yapılan firmalardan ilgili şirkete geç gelen faturaların Ba Formunda bildirilmesinde, belge düzenlenme tarihinin dikkate alınması gerekmektedir. Bir başka deyişle Şubat 2013 tarihinde gelen ancak Ocak 2013 tarihli bir fatura Ocak Ba bildirim formuna dahil edilmesi gerekmektedir.
II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
- 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,
- 10 uncu maddesinde, vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile; malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile meydana geldiği,
- 29 uncu maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den bu kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura veya benzeri vesikalarda gösterilen KDV yi indirebilecekleri; indirim hakkının ise, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılacağı,
- 34/1 inci maddesinde ise, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV nin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanunî defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği,
hükümleri yer almaktadır.
Buna göre, Ba- Bs formlarında işlem yapılan firmalardan geç gelen faturalara ait KDV nin takvim yılı aşılmamak şartıyla kanuni defterlere kaydedildiği dönemde genel hükümlere göre indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. 


UFRS’DE DEĞİŞİKLİK OLDU
Türk sermaye piyasalarında ‘Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’ (UFRS) baz alınıyor. Böylece özellikle yabancı yatırımcılar bizim şirketlerimizin bilançolarına baktıklarında uluslararası normlara bire bir uygunluk esas alındığı için herhangi bir problemle karşılaşmıyorlar. UFRS’de yapılan en ufak bir değişiklik bu standartları baz alan ülkelerin hepsinde aynı anda uygulamaya geçiyor.
URFS’de geçtiğimiz günlerde önemli bir değişiklik oldu.

VERİLERİ YANSITAMAYACAKLAR
Eskiden holdingler azınlıkta oldukları iştiraklerini bilançolarına zaten yansıtamıyordu. Ancak yönetimde eşit hisseye sahip oldukları iştiraklerinin bilanço kalemlerini konsolide ederek kendi bilançolarına yansıtıyorlardı. Yeni düzenlemeye göre holdingler iştiraklerinin yönetiminde eşit hisseye sahip olsalar bile artık bu iştiraklerinin bilanço verilerini kolaylıkla yansıtamayacak. Çünkü yeni düzenlemede ‘yönetimde eşit hisseye sahip olsalar bile sadece bir ortağın bu verileri konsolide etmesi’ talep ediliyor.

1 Ocak 2013’ten itibaren holdingler konsolide edemedikleri iştiraklerinin gelirlerini ve bilanço kalemlerini sadece bir yıl içindeki özkaynak değişikliği kadar tek kalemde gelir tablosuna yansıtacak. Bu yeni düzenleme 01.01.2013 tarihinden itibaren uygulamaya geçecek. Yeni düzenlemenin holdinglerin değerine bir etkisi olmayacak. Bu durumda hisse senedi fiyatlarında da bir değişim olması beklenmiyor. Ancak olayın psikolojik tarafı var. Holdinglerin özellikle eşit yönetimde olan iştiraklerinin gelirlerini cirolarına yansıtamaması cirolarının düşmesine neden olacak. Özellikle ciroya göre yapılan uluslar arası değerlendirmelerde ve sıralamalarda bazı holdinglerin yerinde ciddi oynama olacak. Bunun bazı holdinglerde psikolojik etkilerinin olacağını söyleyebiliriz.

Bilanço mesaisi başladı
UFRS’de holdinglerin hangi kriterlere göre hangi iştiraklerinin verilerini eski ya da yeni düzene göre baz alacağı ayrıntılı olarak belirtilmiş durumda. Holdingler hangi standarda göre iştiraklerini değerlendirip bilançoya yansıtacaklar şu günlerde inceliyor. Bu yüzden bugünden bir hesap yapıp hangi holdingin bilançosunda ne tür bir oynama olacağını belirtmek güç. Ancak çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki bazı holdinglerin cirolarında ciddi erimelerle karşılaşabiliriz Hazırlıklı olun.

2013'te tutulacak ticari defterler belli oldu

'Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ' dünkü (19 Aralık 2012 tarihli) Resmi Gazete'de yayımlandı.
Tebliğ'de Yeni Türk Ticaret Kanunu (YTTK) ile tutulması zorunlu hale getirilen 'ortaklar pay defteri' ve 'genel kurul toplantı ve müzakere defteri' ile tartışmalı 'müdürler kurulu karar defteri'ne de açıklık getirildi.
Gerçek kişi tacirler, yani bilanço usulüne göre defter tutanlar, eskiden olduğu gibi yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri tutmaya devam edecekler.
ŞİRKETLER

Şahıs Şirketleri (Kolektif ve komandit şirketler); yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri,
Anonim Şirketler ile Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketler; yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri,
Limited Şirketler; yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri, tutmak zorundalar.
TARTIŞMALI DEFTER

18 Aralık tarihli yazımızdaki 'Limited şirketlerde anonim şirket yönetim kurulu karar defteri gibi müdürler kurulu karar defteri tutmak zorunda mı?' sorusu Tebliğde, yine yazımızda önerdiğimiz gibi yanıt bulmuş.  
Limited şirketlerde müdür veya müdürler kurulunun şirket yönetimi ile ilgili olarak aldığı kararlar genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilebileceği gibi ayrı bir 'müdürler kurulu karar defteri' de tutulabilecek. Müdürler kurulu karar defterinin tutulması halinde açılış ve kapanış onayları dahil olmak üzere yönetim kurulu karar defterine ilişkin hükümler uygulanacak.
AÇILIŞ ONAYI

Fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin açılış onaylarının, kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar, yani 31 Aralık tarihine kadar yaptırılması gerekiyor.
Yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ile yönetim kurulu karar defterinin açılış onaylarının her hesap dönemi için yapılması zorunlu. Ancak pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen faaliyet dönemlerinde de açılış onayları yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilecek.
ONAY YENİLEME

Genel olarak, yönetim kurulu karar defteri, yevmiye defteri, envanter defteri ve defteri kebir yeterli yaprakları bulunması halinde yeni hesap döneminin ilk ayı içerisinde onay yenilemek suretiyle kullanılmaya devam edilebilecek.
Ancak kapanış onayına tabi olan yevmiye ve yönetim kurulu karar defterlerinde son kaydın altına yazılacak 'Görülmüştür' ibaresinin yanında onay yenileme kısmında Tebliğin 17. maddesinde belirtilen bilgilerin yer alması zorunlu.
Kapanış onayına tabi olmayan defteri kebir ve envanter defterinde onay yenileme son kaydın yer aldığı sayfadan sonraki sayfaya yapılacak ve yine Tebliğin 17. maddesinde belirtilen bilgilere yer verilecek.
KAPANIŞ ONAYI

Yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin, izleyen hesap döneminin üçüncü ayının sonuna kadar notere ibraz edilip, son kaydın altına noterce 'Görülmüştür' ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması zorunlu.
AKLINIZDA BULUNSUN
2013'te de kullanılabilecek mevcut defterler
TİCARİ Defterlere İlişkin Tebliğin geçici 3. maddesine göre; mevcut durumda kullanılmakta olan, pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla ve Tebliğde belirtilen bilgilerden eksik olanların yazılması suretiyle açılış onayı yapılmaksızın kullanılmaya devam edilebilecek, Limited şirketlerde halen kullanılmakta olan ortaklar kurulu karar defterleri de yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla, genel kurul toplantı ve müzakere defteri olarak kullanılmaya devam olunabilecek.
Ayrıca, 2013 yılına dair defterlerin 1.1.2013 tarihine kadar yapılacak açılış onaylarında noterlerce ticaret sicil tasdiknamesi aranmayacak.
İkinci sınıf tüccarlar, düzenleme yapılıncaya kadar işletme hesabı esasına göre defter tutmaya devam edecek.

18 Aralık 2012 Salı

DÖNEM SONU KAYITLARI - 2

Değersiz alacaklar

VUK 322. md. göre “ kazai bir hükme veya kanaat getirici bir vesikaya göre artık tahsiline imkan kalmayan alacaklar değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar,  bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve kayıtlı değerleri ile zarara geçirilerek yok edilirler’’.
Kanunun uygulamasında alacağın değersiz sayılması için kazai hükümle kasdedilen mahkeme kararıdır. Kanaat verici vesika ise, mahkeme tarafından verilmiş borçlu hakkındaki gaiplik kararı, icra takibatına  ait dosyanın işlemden kaldırıldığını gösteren icra memurluğu yazısı, borçlunun ölümü ve mirasçılarının bulunmadığını kanıtlayan resmi soruşturma belgesi, Ticaret Mahkemesi tarafından  borçlu hakkında verilmiş bulunan iflas kararı gibi belgelerdir.
Değersiz hale gelen alacaklar, değersiz hale geldikleri yıl kayıtlı değerleri ile zarara geçirilerek yok edilirler. Borçlu ile konkordato anlaşması yapılmış ise konkordato dışı kalan alacak kısmı değersiz alacak addolunur. Avans niteliğindeki bir alacağın değersiz alacak  haline gelmesi  nedeni ile karşılık yolu ile gider yazılması mümkün değildir.

Şüpheli alacaklar

VUK 323. md. göre ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartı ile ;     dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;  yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen , borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar  şüpheli alacak sayılır.
Şüpheli hale gelen alacaklar için değerleme gününde tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir. Teminatlı alacaklarda karşılık, alacağın teminatsız kısmı için  ayrılır.
Şüpheli hale gelen alacaklar için dönem sonu kayıtları aşağıdaki gibi olacaktır.
 
Alacak şüpheli hale gelmişse;
 ____________ 31.12.2012 _________________
    128 Şüpheli Alacaklar  hs  XX
 
             120 Alıcılar  hs     XX
 ______________  /  _____________________
 
Alacak için karşılık ayrılması
______________ 13.12.2012________________
 
      654  Karşılık Giderleri hs  XX
                      129 Şüpheli Al.Kar. hs  XX
 _________________  /  ___________________
 
Alacak-borç senetleri reeskontu
 
Reeskont işlemi
 Alacak ve borçlar VUK281 ve 285. md. göre  mukayyet, yani deftere kayıtlı değerleriyle değerlenirler. Aynı Kanunun 264. md. göre tasarruf değeri, bir iktisadi kıymetin değerleme gününde sahibi için arz ettiği gerçek değeridir.
Teminata veya tahsile verilen senetler: Teminata veya tahsile verilen senetler de anılan şartları taşımak kaydıyla reeskont işlemine tabi tutulabilirler.
 Şüpheli alacaklarda reeskont: Şüpheli alacaklar genel olarak vadesi geçmiş olan alacaklardır. Vadesi geçmemiş olsa dahi şüphelilik halinin kesinleşmesi ile birlikte sent muaccel hale geleceğinden bu tür senetler için dönem sonunda reeskont hesaplanmaz. Şartları taşıması halinde şüpheli alacak karşılığı ayrılır.
 Avans niteliğindeki alacak senetlerinde reeskont: Dönem ticari kazancının tespitinde dikkate alınmayan (hasılat yazılmayan) senetlere dönem sonu itibariyle reeskont hesaplanmayacaktır. Hatır senedi de bu kapsamdadır.
Senetsiz alacaklarda reeskont: Senede bağlanmamış alacaklar için mali kanunlar açısından reeskont hesaplanmayacaktır. Bu tür alacaklar için hesaplanan reeskont giderleri KKEG olarak değerlendirilmelidir.
 Vade içermeyen senetler: Vade içermeyen senetler reeskonta tabi tutulmayacaktır.
 Katma Değer Vergisi alacakları: KDV, tahsil eden işletme için bir hasılat veya gelir unsuru değildir. İşletmenin fonksiyonu burada vergi tahsiline aracılıktır. Bu nedenle işletmelerin müşterilerinden olan senede bağlı KDV alacağı için reeskont hesaplanmayacaktır.
 
Dönem sonu stok sayım farkları
 
İşletmeler dönem sonlarında stoklarının fiili envanterini ve kaydi envanterini tespit eder.  Farklılık bulunması halinde kaydi envanter fiili envanter seviyesine getirilmelidir. Değerlemede fiili envanter sonuçları dikkate alınmalıdır. Değerleme sonucu ortaya çıkan stok sayım noksanlıları ve fazlalıkları doğrudan gelir gider hesaplarına yansıtılmak yerine sebebi bulunana kadar 197 ve 397 no.lu hesaplarda takip edilmelidir.
 
Sebebi bulunamayan sayım fazlası
_______________31.12.2012 _______________
153 Ticari Mallar hs xx
            397 Sayım Fazlası hs xx
_______________31.12.2012 _______________
397 Sayım Fazlası hs xx
            679 Olağan Dışı Gelir ve Karlar hs xx
_______________ / _______________
 
Sebebi bulunamayan sayım noksanı
 
_______________31.12.2012 _______________
197 Sayım Noksanı hs xx
            153 Ticari Mallar hs xx
_______________ 31.12.2012 _______________
 
689 Olağan Dışı Giderler hs xx
689 KDV’si xx
            197 Sayım Noksanı hs xx
            391 Hesaplanan KDV hs xx
_______________ / _______________
 
Sebebi bulunamayan stok sayım noksanına ilişkin KDV’nin ve noksan tutarının KV. matrahının tespitinde Kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacağı unutulmamalıdır.http://www.facebook.com/pages/Tuncer-Taşbaş-SMMM/481816698536061